• 10 Haziran 2026 01:11

Güncel Haberler

Güncel Haberler

Bakan Kurum COP31 hedeflerini açıkladı!

Byadmin

Haz 9, 2026

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Bonn İklim Değişikliği Konferansı’na katılmak üzere bulunduğu Almanya’daki temaslarını sürdürüyor. Bakan Kurum, söz konusu konferansın ikinci gününde COP31 Eylem Gündemi’nin 10 öncelikli alanı ve 6 hedefine ilişkin sunum yaptı.

Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı olarak yıl boyunca şeffaf ve adil bir anlayışla hareket ettiklerini; bu anlayış kapsamında herkesle görüşerek istişarelerde bulunduklarını söyledi. COP31 sürecinde diyalog, uzlaşı ve aksiyon olmak üzere 3 temel değer üzerine hareket ettiklerini hatırlatan Bakan Kurum, Türkiye olarak vizyonu da “Geleceğin COP’u” yaklaşımıyla inşa ettiklerini kaydetti.

“COP31’in kalıcı miras bırakabileceği alanlara odaklandık”

Bakan Kurum, bu süreçte taahhütleri somut eylemlere, bu eylemleri de ölçülebilir sonuçlara dönüştürmek istediklerini ifade ederek, “COP31 Eylem Gündemi; ortaklıkları güçlendirmeyi, pratik çözüm yollarını geliştirmeyi, uygulamaya katkı sağlamayı ve kalıcı bir miras bırakmayı amaçlamaktadır. Bu çerçevede, COP31 Eylem Gündemi altında 10 öncelikli tema belirledik. Bu temaları belirlerken yalnızca başlık seçmedik. Bugün dünyanın en acil ihtiyaç alanlarına, ülkelerin uygulamada karşılaştığı zorluklara ve COP31’in kalıcı miras bırakabileceği alanlara odaklandık” dedi.

Bakan Kurum, COP31 Eylem Gündemi’ndeki 10 öncelikli alanı anlattı

Bakan Kurum, Eylem Gündemi’nin 10 öncelikli alanına değinerek, “Döngüsel ekonomiye geçişi desteklemek için Sıfır Atık yaklaşımlarını ve metan gazının azaltılmasını önceliklendirdik. Atık meselesi artık yalnızca çevre yönetimi değil, aynı zamanda iklim eyleminde en hızlı sonuç alınabilecek alanlardan biridir. Adil ve güçlü bir dönüşümün yolu, güvenli enerjiye erişimden geçmektedir. Bu nedenle de herkes için sürdürülebilir ve güvenli enerji sağlamak amacıyla temiz enerji ve elektrifikasyon çalışmalarını gündeme aldık” dedi.
Gıda sistemlerinin dönüşümünü sağlamanın çok önemli olduğunu, gelişmekte olan ve gıdaya ulaşımı zorlaşmış ülkelerin dirençli bir gelecek inşa etmesi adına çiftçiler için gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarımı öncelikli tema yaptıklarını vurgulayan Kurum, “İklim krizinin sofraya, üretime ve kırsal hayata doğrudan etkisi, bu başlığı artık ertelenemez hale getirmiştir. Sürdürülebilir rekabet gücünü artırmak ve iklim hedeflerine ulaşmak için yeşil sanayileşmeyi gündemimize aldık. İnancımız şu ki; üretim, ticaret ve istihdam bu dönüşümün dışında kaldığında kalıcı sonuç almamız mümkün değil” ifadelerini kullandı.

İklim dostu dirençli şehirler ve gençlere vurgu

Kıyı ve deniz ekosistemlerini korumak amacıyla okyanuslar ve denizleri ayrı bir başlık olarak ele aldıklarını kaydeden Bakan Kurum, “Denizlerin; iklim dengesinin, gıda güvenliğinin ve milyonlarca insanın geçim kaynağının merkezinde olduğunu gözler önüne bir kez daha sermiş olduk” dedi.
Herkes için güvenli yaşam alanları oluşturmak adına iklim dostu dirençli şehirleri önceliklendirdiklerine dikkat çeken Bakan Kurum, “Hepimiz biliyoruz ki; iklim değişikliğinin etkileri en görünür biçimde şehirlerde, mahallelerde ve insanların günlük hayatında hissedilmektedir” diye konuştu.
Bakan Kurum, diğer bir öncelikli alanın ise gençler olduğunu belirterek, “Gençlerin enerjisinden, heyecanından ve üretkenliğinden en güçlü şekilde yararlanmak için gençlik katılımını Eylem Gündemimizin merkezine yerleştirdik. ‘Gençler bu işin öznesi olacak’ dedik. Bunun sebebi de gençlerin geleceğin muhatabı olmasının ötesinde, bugünün çözüm ortağı olması gerektiğine olan inancımızdır” ifadelerini kullandı.

“Hedefimiz iklim kaynaklı şokları önceden gören sağlık altyapılarını desteklemek”

“Dinamik ve dayanıklı sağlık sistemlerinin” diğer önemli başlıklardan biri olduğunun altını çizen Bakan Kurum, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“İklim krizinin insan sağlığı, kamu hizmetleri ve toplumsal dayanıklılık üzerindeki etkilerini dikkate alarak, dinamik ve dirençli sağlık sistemlerini gündemimize aldık. Hedefimiz; iklim kaynaklı şokları önceden öngören, bu şoklara uyum sağlayan ve hızla toparlanabilen sağlık altyapılarını desteklemektir. Ayrıca iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik ve arazi bozunumu arasında daha güçlü bir sinerji kurmak için sektörler arası ortak eylemleri destekleyeceğiz. Ulusal Katkı Beyanları’nın uygulanmasını güçlendirmek ve verilen taahhütleri somut çıktılara dönüştürmek üzere ilave bir destek sistemini de devreye alacağız. COP31’in temel yaklaşımı açıktır: Başlık üretmek değil, uygulamayı daha da hızlandırmak; niyet beyan etmek değil, sonuç almak. İklim eyleminin sonuçlarını şehirlerde, tarlalarda, evde, sanayide, enerjide, okullarda, hastanelerde ve insanların hayatında hissedilir hale getirmek istiyoruz.”

A W721911 09

“10 öncelikli tema altında ortak girişimleri destekleyeceğiz”

Bakan Kurum, Türkiye’nin Kahramanmaraş depremlerinin ardından hayata geçirdiği “Asrın İnşa Seferberliği” ile aynı bakış açısıyla COP31 sürecini yürüteceğine dikkat çekti. Bakan Kurum, “Türkiye, 2023 yılında aynı gün içinde 2 büyük deprem yaşadı. ‘Asrın Felaketi’ olarak adlandırılan bu depremlerden sonra bütün kesimlerle istişare kültürünü sürdürerek doğrudan hedefe odaklandık. Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü iradesi, bakanlığımızın koordinasyonu ve yoğun gayretleriyle, 2 yıl gibi kısa bir sürede 455 bin konut inşa ederek 11 ilimizi yeniden ayağa kaldırdık. Deprem sonrası inşa sürecinde nasıl çok katmanlı, hızlı ve sonuç odaklı bir çalışma yürüttüysek, COP31 sürecinde de aynı anlayış ve kararlılıkla hareket ediyoruz” dedi.
Yüz yüze istişareler, tematik çalışma grupları, uluslararası ortaklıklar ve açık bir dijital platform aracılığıyla sektörlerden paydaşları bir araya getiren kesintisiz bir süreç yürüttüklerinin altını çizen Bakan Kurum, “Ulusal ve uluslararası paydaşlardan gelen geri bildirimleri, COP31 Eylem Gündemi’nin geliştirilme sürecine sistematik şekilde dahil ettik. Bundan sonra da uluslararası ortaklarımızla omuz omuza çalışacağız. COP31 Başkanlığı olarak; kaynak, görünürlük ve siyasi ağırlık sağlayarak 10 öncelikli tema altında ortak girişimleri destekleyeceğiz” ifadelerini kullandı.

COP31 Eylem Gündemi’nin hedefleri

Sunumunda COP31 Eylem Gündemi’nin 6 küresel uygulama hedefini de açıklayan Bakan Kurum, tüm tarafları ve uluslararası toplumu bu hedefler etrafında birleşmeye davet etti. Bakan Kurum, hedeflerden ilkinin “elektrifikasyon” olduğunu belirtti. Kurum, “Yaptığımız tüm toplantılarda bir tema çok net şekilde öne çıktı: Elektrifikasyon. Elektrifikasyon, 1,5 derece hedefine ulaşmak için yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğini tamamlayan ana başlıklardan biridir. Aynı zamanda karbonsuzlaşmanın en önemli anahtarlarından biridir. Bugün elektrik talebi ciddi biçimde artmaktadır. Ancak şebeke yetersizlikleri, finansman açıkları, politika uyumsuzlukları ve yüksek ilk yatırım maliyetleri elektrifikasyonda ilerlemeyi sınırlamaktadır” dedi.

Bakan Kurum, tüm bu zorluklara rağmen, elektrifikasyonun hızlandırılması için küresel ölçekte ortak bir irade ortaya koyarak, 2035 yılına kadar yüzde 35 elektrifikasyon oranına ulaşılmasını hedeflediklerini belirtti. Kurum, “‘2035’e kadar yüzde 35’ hedefi, COP31 Başkanlığımızın temel önceliklerinden biri olacaktır. Antalya’da düzenlenecek COP31’e kadar geçen sürede, bu hedef için güçlü bir küresel koalisyon oluşturmak üzere çalışacağız” dedi.

Sıfır Atık Hareketi ve metan azaltımı

İkinci olarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde başlatılan Sıfır Atık Hareketi ve metan azaltımı konusunun altını çizen Bakan Kurum, “Bu girişimle, Sıfır Atığı iklim politikasında daha üst bir seviyeye taşımak istiyoruz. Metan gazının azaltılması, küresel ısınmayı yavaşlatmak için en hızlı uygulanabilir fırsatlardan biridir. Atık sektörü, insan kaynaklı metan emisyonlarının yaklaşık yüzde 20’sini oluşturmaktadır. Elimizde kanıtlanmış ve ölçeklenebilir çözümler bulunmaktadır. Bu durum, özellikle insan kaynaklı atıklardan meydana gelen metan emisyonlarının azaltılması için önemli bir imkan sunmaktadır. Bütün tarafları, 2035 yılına kadar atık üretimindeki artışın yarı yarıya azaltılması hedefini benimsemeye çağırıyoruz” diye konuştu.

Dirençli şehirler ve sanayide yeşil dönüşüm

Bakan Kurum, Eylem Gündemi’nin bir başka hedefinin de ‘dirençli şehirler’ olduğunu işaret ederek sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Dirençli şehirler, Eylem Gündemimizin önemle üzerinde durduğu başlıklardandır. Bu başlığın çok sayıda alt boyutu bulunmaktadır. Ancak bu aşamada sizlerle özellikle binalarda emisyon azaltımı hedefimizi paylaşmak istiyorum. Binalarda emisyonların azaltılması ve enerji verimliliğinin artırılması, şehirlerin iklim direnci açısından kritik önemdedir. Bu kapsamda, 2035 yılına kadar bina sektöründe enerji kullanım yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltması hedefini tarafların görüşüne açmak istiyoruz.”

Dördüncü olarak, sanayide yeşil dönüşüm başlığını vurgulayan Bakan Kurum, “Sanayide yeşil dönüşüm için üretim ve imalat sektöründe döngüsel malzeme kullanım oranının 2035’e kadar en az yüzde 15 seviyesine ulaşması önemli bir kazanım olacaktır. Bu hedef hem emisyon azaltımı hem de kaynak tasarrufu bakımından güçlü bir katkı sağlayacaktır” şeklinde konuştu.

“2035’e kadar toplumda güçlü bir iklim farkındalığı oluşturulmalı”

Bakan Kurum, beşinci olarak “Her alanda farkındalık” başlığını vurguladı. İsrafla mücadeleyi, gıda güvenliğini ve iklim farkındalığını birbirinden ayrı başlıklar olarak değil, toplumun bütün kesimlerine yayılması gereken ortak bir dönüşüm alanı olarak ele aldıklarını söyleyen Kurum, “Bugün dünyada milyonlarca insan gıda güvensizliğiyle karşı karşıyadır. İklim krizi; sofrayı, suyu, tarımsal üretimi, kırsal hayatı ve gelecek nesillerin yaşam güvencesini doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle gıda, su ve iklim başlıkları arasındaki kopukluğu gidermek; daha dirençli, daha verimli ve daha adil bir sistem kurmak zorundayız” dedi.

Bu çerçevede tarımdan sanayiye, eğitimden sosyal yaşama, kamu hizmetlerinden iş dünyasına kadar her alanda israfı azaltan, kaynakları verimli kullanan ve iklim bilincini güçlendiren bir yaklaşımı destekleyeceklerini işaret eden Kurum, “Gençlerin, çiftçilerin, üreticilerin, çalışanların ve toplumun tamamının iklim dirençli uygulamalar konusunda bilgilendirilmesini önemsiyoruz. Bu kapsamda, iklim değişikliği konularının 2030 yılına kadar eğitim müfredatlarına dahil edilmesini ve yaygın eğitim faaliyetleriyle desteklenerek 2035 yılına kadar toplum genelinde güçlü bir farkındalığı oluşturulmasını hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

İklim uygulama köprüsü

Altıncı ve son başlık olan ‘İklim Uygulama Köprüsü’nün önemine de dikkat çeken Bakan Kurum, “Bütün bu hedefleri hayata geçirirken, ülkelerin farklı şartlarını ve önceliklerini gözeten kapsayıcı bir yaklaşım benimseyeceğiz. Bu hedeflere ulaşılmasını desteklemek amacıyla, özellikle gelişmekte olan ekonomiler başta olmak üzere tüm ülkelerle yakın iş birliği yürüteceğiz. Teknik yardım, kapasite geliştirme faaliyetleri ve finansal destek mekanizmalarına erişimin güçlendirilmesine katkı sağlayacağız. İklim Uygulama Köprüsü olarak tanımladığımız yeni mekanizma, tam da bu boşluğu doldurmayı amaçlıyor” dedi.

COP31 Başkanı Kurum, “İklim Uygulama Köprüsü, özellikle gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde iklim hedefleri ile ekonomik ve kalkınma politikaları arasındaki uyumu güçlendirmeyi hedeflemektedir. Bu mekanizma, yatırım yapılabilir bir ortam oluşturulmasına katkı sağlayacaktır” dedi.

“İklim Uygulama Köprüsü yeni bir fon değil, tamamlayıcı bir girişimdir”

İklim Uygulama Köprüsü’nün; Ulusal Katkı Beyanları ile ekonomik politikalar arasında daha güçlü bir bağ kurulmasını destekleyeceğinin altını çizen Bakan Kurum, “Ülkelerin önceliklerini yatırım yapılabilir proje portföylerine dönüştürmelerine yardımcı olacaktır. Ayrıca uygun finansman çözümleri ve özel sermayenin daha büyük ölçekte katkıda bulunabilmesini kolaylaştırıcı bir rol üstlenecektir” dedi.
Kurum, “Önemle vurgulamak isterim, İklim Uygulama Köprüsü yeni bir fon değildir. Yeni bir finansman mekanizması değildir. Mevcut girişimlerin alternatifi de değildir. Tam tersine, mevcut iklim finansmanı ve uygulama ekosistemini destekleyen, aktörler arasındaki ortaklıkları güçlendiren ve uygulamaya odaklanan tamamlayıcı bir girişimdir” ifadelerini kullandı.
Bakan Kurum, amaçlarının iklim hedefleri ile gerçek yatırımlar arasındaki mesafeyi azaltmak ve finansmanın sahaya daha hızlı, daha etkili ve daha sonuç odaklı ulaşmasını sağlamak olduğunu belirtti.

“Önümüzdeki aylarda, 10 öncelikli temanın tamamında çalışmaları ilerletmek istiyoruz”

Bakan Kurum, Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’e hazırlık sürecini kararlılıkla yürüttüklerini vurgulayarak, “Önümüzdeki hafta ve aylarda, 10 öncelikli temanın tamamında ve bu temaların ötesindeki alanlarda çalışmaları ilerletmek istiyoruz. COP31 ve Küresel İklim Eylemi Gündemi kapsamındaki çalışmalarımızı birlikte başarıya dönüştürmek istiyoruz. Bunu başarmak için COP31 Başkanlığı olarak hepinizin desteğine ihtiyaç duyuyoruz” ifadelerini kullandı.
Bugün dünya yalnızca yeni kararlar beklemediğini, verilen kararların hayata geçtiğini görmek istediğini belirten COP31 Başkanı Kurum, “Çünkü doğa yorgun, insanlık yorgun” dedi.

“Bizden sonra bu dünyayı devralacak nesiller için daha hızlı hareket etmeliyiz

İklim değişikliklerinden kaynaklanan doğal afetlerin ve çevre sorunlarının insan yaşamı ile tarım üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Kurum, “Kuraklık sofraya kadar uzanıyor; seller, bir ömrün emeğini bir gecede alıp götürüyor; yangınlar yalnızca ağaçları değil hatıraları, yuvaları ve gelecek umudunu da yakıyor. Hep birlikte temiz suya erişemeyen çocuklar için, geleceğini toprağa emanet eden çiftçiler için, evlerini ve umutlarını afetlerde kaybeden aileler için; emisyonların salımından sorumlu olmadığı halde en ağır bedeli ödeyen çocuklar için ve bizden sonra bu dünyayı devralacak nesiller için artık daha hızlı hareket etmeliyiz” ifadelerini kullandı.

“Bonn’da tanıştık, dinledik, Antalya’da yeniden buluşacağız”

Bakan Kurum, konuşmasının sonunda Hazreti Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin “Dün dünle beraber gitti cancağızım, şimdi yeni şeyler söylemek, yeni şeyler yapmak lazım” sözüyle çağrıda bulundu.

Bakan Kurum, “Şimdi yeni şeyler yapma zamanıdır. Gelin, beklemek yerine harekete geçelim. Gelin, niyeti uygulamaya dönüştürelim. Gelin, taahhütleri sonuca ulaştıralım. Gelin, farklılıklarımızı ortak çözüm gücüne çevirelim. Antalya’da yalnızca gelecekten bahsetmeyelim; geleceği birlikte şekillendirelim. Anadolu’nun gönül erlerinden Yunus Emre’nin çağrısıyla, ‘Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım.’ Bonn’da tanıştık, dinledik, Antalya’da yeniden buluşacağız. Hep birlikte, iklim eylemini sözden uygulamaya, uygulamadan sonuca taşıyacağız. Geleceği birlikte şekillendireceğiz” ifadelerini kullandı.

Üçlü basın toplantısı düzenlendi

Programda, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) İcra Sekreteri Simon Stiell ve Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen de birer konuşma yaptı. COP31 Başkanı Kurum, UNFCCC İcra Sekreteri Stiell ve Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Bowen 3’lü basın toplantısı düzenleyip basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Kaynak: İHA
ümraniye escort ümraniye escort dubai vize Rusya Vize istanbul escort izmir escort anadolu yakası escort istanbul escort ümraniye escort beylikdüzü escort esenyurt escort maltepe escort